Teknoloji Zararlı Bir Şey mi?

Türk Dil Kurumu, güncel Türkçe sözlüğünde “teknoloji” kelimesi için iki anlam vermiş:

  1. Bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri, bunların kullanım biçimlerini kapsayan uygulama bilgisi, uygulayım bilimi.
  2. İnsanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü.

Amishler Amerika’da yaşayan bir topluluk. Bu bağlantıdan kendileri hakkında özet bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bağlantıya tıkladıysanız yazı başlığının “Teknolojiye Atarlanan Tarikat: Amishler!” olduğunu görmüşsünüzdür. Amishler elektrik kullanmıyor, evlerinde televizyon, internet yok, tarlalarını traktör yerine at arabalarıyla sürüyorlar. Peki bu teknolojiyi kullanmadıkları anlamına mı geliyor? Yukarıdaki tanımda elektrik, internet, otomobil vs. gibi bir ibare gördünüz mü?

Amacımız elbette insanların yaşam tarzlarına karışmak değil. Herkes istediği gibi yaşamakta özgürdür. Hatta ABD devleti Amishlerin çocuklarını zorunlu eğitim için okula göndermemelerine bile anlayış göstermiş. Burada söylemek istediğimiz şey Amishler de dahil olmak üzere aslında herkes teknoloji kullanıyor, kimsenin teknolojiye falan atarlanma lüksü yok. Amishlerin kullandığı at arabası da, at arabasının tekerlekleri de, tarlada çalışırken kullandıkları ellerindeki tırpan da teknoloji ürünü.

Bir belgesel türü var, televizyon kanallarında rast gelmişsinizdir mutlaka, fit vücutlu abimiz ve/veya ablamız zorlu doğa şartlarında yaşarlar. Evlerini kendileri inşa eder, elektrik kullanmazlar, televizyon izlemezler. Arada ava çıkıp hayvan vurup, bunları yerler vs. Teknolojiye karşıdırlar. Ancak bunların üzerlerine giydikleri giysinin bile bir teknoloji ürünü olduğunu söylemeye gerek yok.

Bu noktada şu itiraz gelebilir: Bu tür insanlar “modern” teknolojiye karşı. Yani günümüz teknolojisine. Peki teknolojik gelişmeleri kullanmayı hangi tarihte bırakıyorlar? Neden o tarih? Sadece elektrik, internet mi teknoloji? Bundan 100 yıl sonra örneğin insanlık uzay seyahati yapıyor, farklı gezegenlerde konaklıyor, ışınlanma bulunmuş diyelim. O yıllarda, “biz modern teknolojiye karşıyız, elbette internet kullanırız, uçak kullanıp dünya üzerinde seyahat ederiz, ancak dünya dışına çıkmayız” diyen bir ton insan olmayacağını mı zannediyorsunuz. Bu günün modern teknolojisi, 100 yıl sonranın geri kalmış ürünleri olacak elbette. Bunu tahmin etmek zor değil ki.

Modern teknoloji olmasaydı ben şu an ölmüş olacaktım, dolayısıyla bu yazıyı da kaleme alamayacaktım mesela. Ölüm tarihim (ki daha önce de olabilirdi, başka saçma bir sebepten) takriben 7-8 yıl önce. Bir gece karnım ağrımaya başladı, sabah hemen doktora gittik. Apandisit patlamak üzereymiş. Yarım saat bile sürmeyen küçücük bir operasyon. Belden aşağısını uyuşturuyorlar, doktor apandisiti alıyor ve hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Ertesi gün taburcu oluyorsunuz, bir hafta sonra ise halı saha maçı yapabilirsiniz. Anestezi olmasa, doktorlar olmasa ya da bu ağrının apandisitten kaynaklandığını anlamasalar… Cevap basit, apandisit patlıyor, zehirleniyor ve ölüyorsunuz. Kaçış yok !

Çokça verilen bir örnek vardır, bıçakla ekmek de kesebilirsiniz, adam da öldürebilirsiniz diye. Aynı şekilde dinamitle dağları patlatıp yeni yollar da açabilirsiniz, yüzlerce insanı aynı anda öldüredebilirsiniz. Ben teknolojiye bu açıdan bakıyorum. Zaten bakmaya mecbur değil miyiz? Biz istesek de istemesek de teknoloji gelişecek. Su akıp yolunu bulacak. Peki bu durumda hangisi daha mantıklı. Bu teknoloji çok zararlı bir şey demek mi, ya da onu doğru kullanmayı öğrenip hayatımızı güzelleştirmek mi?

İnternetin gelişmesiyle bilgiye çok hızlı erişimin olmasını bile eleştiren insanlar var. “Eskiden böyle miydi, cilt cilt kitaplar okurduk” diye hayıflanıyorlar. Bilgiye hızlı erişimin neresi kötü olabilir ki? Bir iş hızlı yapılıyorsa bu zaman tasarrufu demektir. Böylece amaç bilgi edinmek ise, daha az zamanda daha çok bilgi edinebiliriz. Bu durum insanları tembelleştiriyorsa, kimse kusura bakmasın bu bizim suçumuz. Suçu teknolojiye atmak kolaycılık gibi geliyor bana. İsteyen insan her durumda çalışkan olabilir.

Sözün kısası, teknoloji gelişecek. Burası kesin ve tartışmaya kapalı. Biz de bir karar vereceğiz. Ya bu gelişen teknolojiye ayak uydurup, onu doğru kullanmayı öğrenip, ondan faydalanıp hayatlarımızı daha güzel hale getireceğiz, ya da “ahh ahh nerede o eski bayramlar” diye hayıflanıp duracağız. Yalnız dünya durmaz, onu söylemiş olayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.